8. sınıf kavram sözlüğü: bilinmesi gereken 100 sözcük ve anlamı
100 sözcük, her biri anlamıyla. 8. Sınıf Anlam Bilgisi Paragraf Soru Bankası kitabının Sözcükte Anlam bölümünün başındaki listeden (s. 6–7), kitaptaki sırayla.
Sözcükler, anlam dünyamızın yapı taşlarıdır ve onları doğru anlamak, doğru yorumlamak hayatın her alanında büyük bir gerekliliktir.
Bilinmesi gereken 100 sözcük ve anlamı s. 6–7
- Azim
- Bir işteki engelleri yenme kararlılığı.
- İftihar
- Övünme.
- Suretiyle
- Yoluyla, biçimiyle.
- İkircik
- Kararsız, tereddüt, işkil, şüphe, kuruntu.
- Bağlam
- Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst.
- Dokunmak
- Değinmek, tedirgin etmek, duygulandırmak.
- Özgün
- Yalnız kendine özgü nitelik taşıyan, orijinal.
- Betimleme
- Bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma.
- Üslup
- Bir yazarın herhangi bir metni anlatış biçimi.
- Yakınmak
- Dertlenmek, sızlanmak, üzülmek anlamındadır.
- İlinti
- İki şey arasında ilişki, bağ, ilgi.
- Kanıksama
- Kabullenmek.
- Evrensel
- Bütün insanlığı ilgilendiren.
- Geleneksel
- Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan.
- Tecrübe
- Deneyim, deney, görgü.
- Beyhude
- Yararsız, boşuna, anlamsız.
- Ağdalı
- Bilinmeyen kelimelerden ve anlaşılması güç sözlerden oluşan.
- Dingin
- Hareket etmeyen, kımıldamayan, sakin.
- Anlatı
- Hikâye etme.
- Dejenere
- Bozulmuş, aslını koruyamamış.
- Eğreti
- Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici.
- Empoze
- Zorla kabul ettirme, dayatma.
- İşlev
- Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, fonksiyon.
- Polemik
- Söz dalaşı, ağız kavgası.
- Devinim
- Hareket, eylem.
- Basmakalıp
- Özgünlüğü olmayan, klişe.
- Doğaçlama
- Birdenbire, düşünmeden.
- Sağduyu
- Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği.
- İndirgemek
- Daha kolay ve yalın duruma getirmek.
- Tenezzül
- Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme.
- Tevafuk
- Birbirine uyma, uygun gelme.
- Eklenti
- Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça.
- Asgari
- En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum.
- Bulgu
- Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç.
- Çelişki
- Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, paradoks.
- Gözlem
- İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
- Samimi
- Candan, açık yüreklilikle davranan.
- Yöntem
- Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem.
- Estetik
- Sanattan ortaya konan güzellik.
- Değinmek
- Bir konuyu ele alarak ondan söz etmek, dokunmak.
- Dozaj
- Doz, bir bileşene veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi.
- Döngü
- Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması.
- Endişe
- Tasa, kaygı, kuşku, korku.
- Kapsam
- Bir şeyin içinde bulunan veya içine aldığı ögelerin bütünü, şümul.
- Vurmak
- Olumsuz yönde etkilemek.
- Kitle
- Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu; kütle.
- Sataşmak
- Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, bulaşmak, dâhil etmek.
- Tereddüt
- Kararsızlık, duraksama.
- Koruyucu
- Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse.
- Usul
- Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yön.
- Ziyade
- Çok, daha çok, daha fazla.
- Yorum
- Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme.
- Zorbalık
- Zorbaca davranışta bulunma, müstebitlik.
- İma
- Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme; işaretleme, anıştırma.
- Müşkül
- Zor, zorluk, sorun.
- Diksiyon
- Seslerin, sözlerin anlam ve heyecan kurallarına uygun olarak söylenme biçimi.
- Göreceli
- Görece, bağıntı.
- İrdelemek
- Bir konunun incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bütün yönlerini ayrıntılı incelemek, araştırmak.
- Karakter
- Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti.
- Kültür
- Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü.
- Tema
- Asıl konu, temel motif; ana konu.
- Yeğlemek
- Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli saymak; yeğ tutmak, tercih etmek.
- Nükte
- İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz; espri.
- Meşhur
- Ünlü.
- Aktarım
- Aktarma işi.
- Karşılaştırma
- Kişi veya nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslama; mukayese, tatbik.
- İhracat
- Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülke veya ülkelere satması; dış satım.
- İthalat
- Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma; dış alım.
- Yönetim
- Yönetme işi, idare.
- Subjektif
- Öznel, objektif karşıtı.
- Objektif
- Nesnel, subjektif karşıtı.
- Geçim
- Anlaşma, uyum.
- Pratik
- Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı olan.
- İkilem
- Çatışma, iki durumdan birini seçme zorunluluğu.
- Yaygın
- Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.
- Yayvan
- Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.
- Kariyer
- Bir meslekte zaman ve çalışma ile elde edilen aşama, başarı ve uzmanlıktır.
- İtibar
- Saygınlık.
- İndirgeme
- Bir işi daha kısa ve yalın hâle getirme.
- Süreğen
- Ne zaman sona ereceği belli olmaksızın sürüp giden.
- Temaşa
- Hoşlanarak bakma, seyretme.
- Düşünce
- Mütalaa, fikir, ide, idea, mülahaza.
- Özveri
- Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme.
- Mesaj
- Yazı veya sözle anlatılması amaçlanan duygu, düşünce, ileti.
- Sınır
- Bir şeyin yayılabileceği veya genişletilebileceği son çizgi; uç, had.
- Bilinç
- İnsanın kendisini veya çevresini tanıma yeteneği; şuur.
- Zoraki
- İstenmeyerek yapılan, zorla.
- Takvim
- Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem.
- Çilekeş
- Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş kimse.
- Üzüntü
- Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği.
- Duyarlı
- Dış etkenlere karşı duyarlığı olan.
- Kifayetsiz
- Yetersiz.
- Konsantrasyon
- Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yüzü üzerine toplanması.
- Teşekkül
- Oluşum, örgüt.
- Ebeveyn
- Anne ve baba.
- Düş
- Gerçekleşmesi istenen şey, umut.
- Nitekim
- Gerçekten, hakikaten, sonuç olarak.
- Bırakmak
- Bir işi başka bir zamana ertelemek, bir iş için birini görevlendirmek.
- Çekimser
- Eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan.
- Gelişigüzel
- Herhangi bir; rastgele, lalettayin, alelıtlak.
Kaynak: 8. Sınıf Anlam Bilgisi Paragraf Soru Bankası, “Bilinmesi gereken 100 sözcük ve anlamı” (s. 6–7).
Türkçe Atölyesi · turkceatolyesi.tr/kavram-sozlugu/8-sinif
Mini test: anlamdan sözcüğü bulun
Her soruda kitaptaki bir anlam çıkar; 8. sınıf listesinden doğru sözcüğü seçin. On soru, her denemede karışık.
Bu listeler hangi kitapta?
Kitapta liste Sözcükte Anlam bölümünün başında; listeden sonra bölümün süreli testleri ve denemeleri geliyor. Testler ve cevap anahtarı yalnız kitapta.

