7. sınıf deyimler ve atasözleri: anlamları ve örnek cümleler
40 atasözü ve 40 deyim; her biri anlamıyla, deyimler örnek cümleyle. 7. sınıf Okuma Anlama Beceri Uygulamaları kitabının 10–22. derslerindeki Dilimizin Zenginlikleri sayfalarından.
“Dilimizin Zenginlikleri” bölümünde sınavlarda karşımıza çıkan atasözleri ve deyimleri anlamlarıyla paylaşılmıştır.
Atasözleri ve anlamları
10. ders · Paragraf analizi s. 46
- Abanın kadri yağmurda bilinir.
- Bir şeyin gerçek değeri ona çok gereksinim duyulduğunda ortaya çıkar.
- Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
- Karşındakini kızdırırsan onun seninle ilgili olumsuz şeyleri açıklamasına, sana kötü sözler söylemesine yol açarsın.
- Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
- İnsan, beraber bulunduğu kişilerden etkilenir. Arkadaşlar, birbirinin davranışlarından etkilenirler.
- Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
- Bazı bencil, çıkarcı kimseler vardır ki, onlar, sırf kendilerine zarar vermiyor diye kötülük yapan kimselere engel olmazlar.
11. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 50
- Baş sallamakla kavuk eskimez.
- Bir kimsenin suyunca gitmekten, söylediklerine evet, peki demekten zarar gelmez.
- Ağustosun yarısı yaz, yarısı kıştır.
- Ağustos ortalarından başlayarak sıcaklar azalır, havalar serinler, anlamında söylenir.
- Bir baş soğan bir kazanı kokutur.
- Kötü bir kişi, kötü bir davranış, kötü bir söz, büyük bir topluluğun havasını bozar.
- Bir çiçekle bahar olmaz.
- Küçük, güzel bir belirtiyle doyurucu sonuca ulaşılmaz.
14. ders · Gezi yazısı analizi s. 66
- Baş nereye giderse ayak oraya gider.
- Küçükler büyüklerin izinden yürür, her işte onları örnek alır.
- Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden.
- Bir kimseye en büyük kötülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar.
- Maşa varken elini ateşe sokma.
- Başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.
- Öpülecek el ısırılmaz.
- Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir.
15. ders · Görsel analizi s. 70
- Ekersen bağ, ekmezsen dağ olur.
- Bakılıp onarılan şeyler yararlanılacak duruma gelir. Bakımsız bırakılan şeyler işe yarardan çok zarara sebebiyet verir.
- Kalaylı bakır küflenmez.
- Temizliğini herkesin bildiği iş ya da kişi lekelenmez.
- Paça ıslanmadan balık tutulmaz.
- Hiçbir nimet zahmet çekilmeden, özveriye katlanılmadan elde edilemez.
- Yumurtlayan tavuk bağırgan olur.
- Çalışkan ve verimli kişi, kendini göstermek ve yaptığı yararlı işi herkese duyurmak için sesini yükseltir.
16. ders · Paragraf analizi s. 74
- Kara yaslanma, kar erir; ere yaslanma, er ölür.
- İnsan başkalarından gelecek olan desteğe çok güvenmemelidir.
- Yol bilen kervana katılmaz.
- Bir işi kendi başına yapabilecek kimse başkalarının yardımına gereklik duymaz.
- Kargaya yavrusu şahin görünür.
- İnsanlar sevdikleri kişilerin yetenek ve özelliklerini olduğundan daha üstün görürler.
- Baş dille tartılır.
- Kişinin aklı, söylediği sözlerle ölçülür.
17. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 78
- Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
- Herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.
- Parayı veren düdüğü çalar.
- Para harcadığında insan istediğini elde edebilir.
- Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur.
- Bir kötünün, yalnızca yakın çevresine değil daha geniş çevrelere de zararı dokunur.
- Yörük ata kamçı değmez.
- İşini dürüst yapan, gücü yettiği kadar çalışan ve onu yeterlikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.
19. ders · Grafik-tablo analizi s. 90
- Adamın alacası içinde, hayvanın alacası dışında olur.
- Hayvanın rengi dışındadır, bellidir. Ama insanın rengi içindedir: Ne düşündüğü, ne yapmak istediği, kısaca iç yüzü belli değildir.
- Bal olan yerde sinek de olur.
- Güzel şeyin çevresinde ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır.
- Cambaz ipte, balık dipte gerek.
- Kişi, uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır.
- Misafir kısmeti ile gelir.
- Ev sahibi konuğu yük saymaz. Konuğun geldiği evde yiyecek bulunur ya da beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir.
20. ders · Medya metinleri analizi s. 94
- Ağustosta yatanı zemheride büğelek tutar.
- Yazın fırsat elde iken çalışıp kazanmayan kişi, kışın çalışma olanağı elden gittikten sonra sıkıntılar içinde kıvranır.
- Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
- İyi bir sonuç elde etmek için bir yerde uzun süre çalışan, sabırla bekleyen kişi, katlandığı sıkıntıların karşılığını görür.
- Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar.
- Büyüklerin tuttuğu yol küçüklere örnek olur.
- Herkes evinde ağadır.
- Herkesin kendi evinde, kendi bölgesinde hatırı sayılır, sözü geçer.
21. ders · Şiir analizi s. 98
- Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.
- Her insanın kendine göre elde etmek, ulaşmak istediği yüksek bir amacı bulunur.
- Aç ne yemez, tok ne demez.
- Yoksul insan eline geçenin iyisine kötüsüne bakmaz, çekingen olur; oysa varlıklı kimse en güzel şeylerde bile bir kusur bulur, her şeyi hiç çekinmeden söyler.
- Bağlı koyun yerinde otlar.
- İnsan, ne kadar yetenekli ve çalışkan olursa olsun bu yönleri ortaya koyabileceği bir ortam ve imkân bulamaz ise ilerleyemez, kendini gösteremez.
- Paranın yüzü sıcaktır.
- Para çekicidir ve geri çevrilemez.
22. ders · Tiyatro analizi s. 102
- Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
- İnsanları rahatsız eden davranışlara sahip iki insanın birbirini bulmasını anlatan biz söz.
- Deveden büyük fil var.
- Herhangi bir konuda söz sahibi olanlardan daha büyük, daha yetkili biri mutlaka vardır.
- Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
- Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın deve hendekten atlatılamaz, cahile söz anlatmak bundan da zor bir şeydir.
- Ağacın kurdu içinde olur.
- Bir topluluğu çökertecek olan şey yine kendi içinden çıkar.
Deyimler, anlamları ve örnek cümleler
10. ders · Paragraf analizi s. 46
- Aba altından sopa göstermek
- Birini imalı bir biçimde tehdit etmek.
- “Trafik kurallarına uymayan sürücüler için artan ceza limitlerini okuyordu, aba altından sopa gösteriyordu.”
- Tabana kuvvet
- Yürümek zorunda kalmak.
- “Servisi yine kaçırmıştı, tabana kuvvet okul yolunu tutmuştu.”
- Mantar gibi bitmek
- Birdenbire-kendiliğinden ortaya çıkmak.
- “Güvercinler mantar gibi etrafında bitmişti, elindeki yemlere saldırıyorlardı.”
- Sineye çekmek
- İster istemez katlanmak.
- “Bu kaçıncı defa sineye çekişiydi, her defasında arkadaş zor günde belli olur, diye söylenirdi.”
11. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 50
- Adam içine çıkmak
- Topluma karışmak.
- “Çocukça davranışları bırakmalısın, artık adam içine çıkıyorsun.”
- Kalem efendisi
- Geçimini kalemle sağlamak.
- “Yazdığı kitapların telifinin bir kısmını bağışlardı, kalem efendisi bir adamdı.”
- Sabır taşı
- Sabrını koruyabilmek.
- “Ben sabır taşı değilim, lütfen benim sabrımı zorlamayınız.”
- Paçası düşük
- Özensiz giyinmek.
- “Paçası düşük bir adamdı; ütüsüz, yıpranmış ve uyumsuz kıyafetleri giymekten çekinmezdi.”
14. ders · Gezi yazısı analizi s. 66
- Abesle iştigal etmek
- Gereksiz işlerle zaman geçirmek.
- “Bu bahanelerin abesle iştigal, bahane bulmak yerine hatanı tekrar etmemek için ders almalısın.”
- Pabuç bırakmamak
- Yılmamak, vazgeçmemek.
- “Söylenilenlere pabuç bırakmaz, başarmak için her türlü yolu denerdi.”
- Maraza çıkarmak
- Sorun veya kavga çıkarmak.
- “Mahalle maçlarında hep bir maraza çıkardı, tüm mahallenin keyfini kaçırmaya yeterdi.”
- Lâmı cimi yok
- Başka yolu olmamak.
- “Lâmı cimi yok, bu aleti çalmayı bir hafta içinde öğreneceğiz.”
15. ders · Görsel analizi s. 70
- A’dan Z’ye kadar
- Bütünüyle, baştan aşağı.
- “Hocasının verdiği görevleri A’dan Z’ye eksiksiz yapardı.”
- Bağrına taş basmak
- Zararına rağmen ses çıkarmamak.
- “Çanakkale’de kaybettiği evlatları aklına geliyordu, her defasında acısını bağrına basıyordu.”
- Laf ebesi
- Her şeye söyleyecek bir sözü olmak.
- “Tam bir laf ebesidir, konu ne olursa olsun hemen atılır ve başlardı anlatmaya.”
- Fesat kumkuması
- Her an kötülük düşünmek.
- “Fesat kumkuması mahalleliyi birbirine düşürmüş, ortalığı yine karıştırmıştı.”
16. ders · Paragraf analizi s. 74
- Acı soğuk
- Yakıcı soğuk.
- “Acı soğuk işçilerin yüzlerini yalıyordu, canlarını dişlerine takmış işi bitirmeye ant içmişlerdi”
- Mahşer midillisi
- Kısa boylu fitneci kimse.
- “Mahşer midillisi topladığı dedikoduları arkadaşlarına yetiştirmek için koşturuyordu.”
- Kafa dengi
- Anlayışları, görüşleri uyumlu olmak.
- “Kafa dengi bir arkadaş bulamamıştı, her kimle konuşsa düşünceleri, hisleri uyuşmuyordu.”
- Gani gönüllü
- Cömert, eli bol, vermekten kaçınmayan.
- “Gani gönüllü bir iş insanıydı, kapısına gelen herkese elinden geldiğince yardım ederdi.”
17. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 78
- Acısını çekmek
- Üzüntüsünü yaşamak.
- “Yıllarca destek olduğu insanların kıymet bilmez tavırlarını gördükçe acı çekiyordu.”
- Bam teline basmak
- Öfkelendirecek bir şey söylemek.
- “Fevzi Efendi’nin bam teline basmışlar, öfkesinden küplere binmişti.”
- Can atmak
- Şiddetle arzu etmek, çok istemek.
- “Yarışma için seçildiğini duyunca etekleri zil çalmaya başladı, müsabakalara katılmak için can atıyordu.”
- Çağ açmak
- Yeni bir şey yapmak.
- “Romanlarında kullandığı mekânlarla edebiyat dünyasında yeni bir çağ açmıştı.”
19. ders · Grafik-tablo analizi s. 90
- Açık bono
- İstediğini yapma fırsatı vermek.
- “Müdürüne çok güveniyordu, açık bono vermesinin sebebi de buydu.”
- Baklayı ağzından çıkarmak
- Sakladığı bir şeyi söylemek.
- “Her defasında tutuyordu kendisini lakin bu akşam baklayı ağzından çıkardı.”
- Kaçın kurası
- Deneyimli, tecrübeli kimse.
- “Ahmet Bey kaçın kurasıdır bilir misiniz, böyle basit meselelere pabuç bırakmaz.”
- Kalıbını basmak
- Bir şeyi güvenle doğrulamak.
- “Uzman olduğu alanla ilgili işlerde çekinmeden yapılması gerekeni söyler, dediği işe kalıbını basardı.”
20. ders · Medya metinleri analizi s. 94
- Mart içeri pire dışarı
- Bir arada bulunamamak.
- “Akrabalarımızdan birbirinden haz etmeyenleri bir araya getirmek ne mümkün, mart içeri pire dışarı...”
- Hak getire
- Bulunmamak.
- “Hayvanlar için barınaklar yapılacaktı, mama kapları konulacaktı... Hiçbiri yapılmadı, hak getire.”
- Kabak başına patlamak
- Zararlı çıkmak.
- “Yol çalışmaları işçiler yüzünden gecikiyordu lakin kabak şefin başına patladı.”
- Elden ele dolaşmak
- Birçok kişinin eline geçmek.
- “Bu paralara onlarca insanın eli değiyor, elden ele dolaşan bir nesnenin temiz olması beklenemez.”
21. ders · Şiir analizi s. 98
- Balık kavağa çıkınca
- İmkânsız olmak.
- “Balık kavağa çıkınca ben de sana olan borçlarımı öderim.”
- Işığı altında
- Bir şeyi göz önünde tutmak, dikkate almak.
- “Bu tavsiyeler ışığında projemizi gözden geçireceğiz.”
- Yıldızları barışmamak
- Görüş ve düşüncesi uyuşmamak.
- “İlk günden beri aralarında bir anlaşmazlık vardı, yıldızları barışmamıştı.”
- Tuttuğu dal elinde kalmak
- Güveni boşa çıkmak.
- “Kime güvenip yola çıksa yarı yolda bırakılıyordu, tuttuğu dalların elinde kalması güvenini kırmıştı.”
22. ders · Tiyatro analizi s. 102
- Dört ayağı üstüne düşmek
- Tehlikeden zarar görmeden kurtulmak.
- “Her defasında dört ayak ütüne düşmeyi başarır, hiçbir zarara uğramazdı.”
- Bardağı taşırmak
- Sabrını tüketmek.
- “Son yaptığı hareket bardağı taşımıştı, bundan sonrasında ne olacağını kimse bilemezdi.”
- Sözünün eri
- Verdiği sözü tutmak.
- “Sözünün eri bir çalışan arıyordu, işlerini takip edip dediği vakitte yapacak bir çalışan; eli ayağı olacaktı.”
- Yarım ağızla konuşmak
- İsteksiz konuşmak.
- “Menfaati olmayan hususlarda yarım ağız konuşur, sözü geçiştirmeye çabalardı.”
Kaynak: Okuma Anlama Beceri Uygulamaları 7. sınıf, Dilimizin Zenginlikleri (s. 46–102). Bir sınıfta tekrar eden ifade bir kez yazıldı.
Türkçe Atölyesi · turkceatolyesi.tr/deyimler-ve-atasozleri/7-sinif
Mini test: anlamdan ifadeyi bulun
Her soruda kitaptaki bir anlam çıkar; 7. sınıf listesinden doğru atasözünü ya da deyimi seçin. On soru, her denemede karışık.
Bu listeler hangi kitapta?
Kitapta 10–22. derslerdeki her analizin arka sayfasında 4 atasözü ve 4 deyim var; her analizde ayrıca 8 kavram. Liste dersin okuma ve anlama çalışmasıyla birlikte işleniyor.

