5. sınıf deyimler ve atasözleri: anlamları ve örnek cümleler
39 atasözü ve 38 deyim; her biri anlamıyla, deyimler örnek cümleyle. 5. sınıf Okuma Anlama Beceri Uygulamaları kitabının 10–22. derslerindeki Dilimizin Zenginlikleri sayfalarından.
“Dilimizin Zenginlikleri” bölümünde sınavlarda karşımıza çıkan atasözleri ve deyimleri anlamlarıyla paylaşılmıştır.
Atasözleri ve anlamları
10. ders · Paragraf analizi s. 46
- Rüzgâr eken fırtına biçer.
- Etrafındakilere sürekli kötülük yapan kimseler sonunda mutlaka büyük kötülüklerle karşı karşıya kalırlar.
- Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
- Bir olaydan zarar gören kimse buna benzer başka bir şeyle karşılaştığında daha seçici davranır, daha temkinli olur.
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez giden bilmez.
- İnsanlar, dünyaya geldiklerinde neyle karşılaşacaklarını ve dünyadan ayrıldıklarında ne olacağını tam olarak bilemez.
- Terzi kendi söküğünü dikemez.
- Kişi, mesleği itibariyle yerine getirdiği hizmet konusunda iş kendisine gelince onu yapmaya zaman ve fırsat bulamaz.
11. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 50
- Nerede birlik, orada dirlik.
- Duygu ve düşünce birliği olan topluluklar, dirlik ve düzen içinde yaşarlar.
- Mal canın yongasıdır.
- İnsan; malına, varlığına gelen zarardan, canına gelmiş gibi acı duyar. Verdiği emekten dolayı malı sahibi için değerlidir.
- Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
- Bir arada yaşama yardımlaşmanın gereğidir. Dolayısıyla komşular; birbirlerine en küçük şey için, kül kadar değersiz olsa da, ihtiyaç duyar.
- Körle yatan şaşı kalkar.
- Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan etkilenir. Onun huylarını edinir.
14. ders · Fabl analizi s. 66
- Ağaç yaprağıyla gürler.
- İnsan, işlerini yakınlarından güç alarak daha kolay yapar.
- Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
- Yaradılıştan iyi ve doğru olan kimse, ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun niteliğini yitirmez.
- El elden üstündür.
- Bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.
- Söz gümüşse sükût altındır.
- Susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir.
15. ders · Görsel analizi s. 70
- Kara haber tez duyulur.
- Ölüm veya felâket haberi çabucak, ağızdan ağıza dolaşarak hemencecik herkes tarafından duyulur.
- Taşıma su ile değirmen dönmez.
- Sürekliliği olan büyük işler kuvvet ve güç gerektirir. Çevreden yapılan geçici yardımlarla bu işler yürümez.
- Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
- Bir kişinin bir kişiye küsmesi ve bu kişinin de buna aldırmaması, bunu önemsememesi anlamında kullanılır.
16. ders · Paragraf analizi s. 74
- Adamın iyisi işbaşında belli olur.
- Bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.
- Balık baştan avlanır.
- Bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri elde etmek gerekir.
- Ev alma komşu al.
- Komşuluk ilişkileri, iyi komşuya sahip olma çok çok önemlidir.
- Ak koyunun kara kuzusu da olur.
- İyi bir ailenin çocuğu kötü de olabilir.
17. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 78
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
- Küçük de olsa birtakım belirtiler; önemli olaylara işaret eder, önemli olayların haberini verir.
- El yarası onulur, dil yarası onulmaz.
- Silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan gönül yarası kolay kolay kapanmaz.
- Her koyun kendi bacağından asılır.
- Herkes kendi davranışlarından sorumludur, herkes hatasının cezasını kendisi çeker.
- İş insanın aynasıdır.
- Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.
19. ders · Grafik-tablo analizi s. 90
- Güneş balçıkla sıvanmaz.
- Herkesin bildiği bir gerçeği örtbas ederek gizlemeye olanak yoktur. Buna hiç kimsenin gücü yetmez.
- İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.
- Kişi kendisine yapılmasını istemediği durumları başkalarına yapmamalıdır.
- Hesabı pak olanın, yüzü ak olur.
- Dürüst olan, doğruluktan şaşmayan, kanuna göre iş yapan kimse kötü olmaz.
- İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı.
- İyilik yapan birine karşı iyiliği herkes yapabilir fakat kötülük edenlere karşı iyilik yapmak iyi insanların işidir.
20. ders · Medya metinleri analizi s. 94
- Alet işler, el övünür.
- Bir kimse ne kadar usta olursa olsun, o iş için gerekli aletleri yoksa işinde başarı sağlayamaz.
- Başak büyüdükçe boynunu eğer.
- Kişi, olgunlaştığı zaman daha çok alçakgönüllü olur. Olgunlaşan başaklar gibi başları öne eğik olur, büyüklük taslamazlar.
- Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
- Kimi durumlar, ona uzaktan bakana çok hoş gelir. O durumun içinde olanlara ise rahatsızlık verebilir.
- Evdeki hesap çarşıya uymaz.
- Bir şey için önceden yapılan hesaplar ve plânlar bazen gerçeklerle çakışabilir. Hesabımızı, kitabımızı her zaman iyi yapmalıyız.
21. ders · Şiir analizi s. 98
- Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.
- Değersiz bulunan bir şey yitirildi mi bulunmaz, çok değerli bir şeymiş gibi nitelendirilir.
- Meyveli ağacı taşlarlar.
- Toplum hayatında başarılı, bilgili, beceri sahibi kimseler çoğunlukla kıskançlık uyandırırlar ve onlara saldıran çok olur.
- Mum dibine ışık vermez.
- Makam mevki sahibi kişiler, yabancılara yaptıkları iyilikleri kendi yakınlarına göstermezler.
- Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
- Bir işin nasıl, ne şekilde sonuçlanacağı o işin başlangıcından bellidir.
22. ders · Masal analizi s. 102
- Huylu huyundan vazgeçmez.
- Kişilik, uzun bir zaman diliminde oluştuğu için ani değişikliklere müsait değildir.
- Dost kara günde belli olur.
- Gerçek dostlar insanın üzüntülü, sıkıntılı günlerinde yardıma koşar, dostunun yanında olur.
- Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
- Başkalarını rahatsız edecek davranışlardan kaçınılmalıdır, rahatsızlık verirsek aynı durumla karşılaşabiliriz.
- Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
- Çoklar, azların birikmesiyle meydana gelir. Küçük şeyleri hor görenler, büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir.
Deyimler, anlamları ve örnek cümleler
10. ders · Paragraf analizi s. 46
- Kılı kırk yarmak
- Dikkatle, titizce incelemek.
- “Her sonucu düşünmek zorundaydı, kılı kırk yararak çalışmasına devam ediyordu.”
- Nabız yoklamak
- Bir kimsenin eğilimini anlamaya çalışmak.
- “Muhtar adayı olduğu andan itibaren köylünün nabzını tutuyor, kimlerden oy alabileceğini hesaplıyordu.”
- Hem nalına hem mıhına
- Karşıt tarafları aynı anda desteklemek.
- “Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü.”
- Nal toplamak
- Sonlara kalmak veya sonuncu olmak.
- “Çevre bilinci konusundaki sıralamada nal toplayan ülkemiz, sosyal medya konusunda liste başı.”
11. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 50
- Tepeden bakmak
- Kendini üstün görmek, büyüklenmek.
- “Bu işi kendisinden başkasının yapamayacağına inanıyor, iş için gelenlere tepeden bakıyordu.”
- Yüzünün akıyla çıkmak
- Bir iş başarıyla tamamlamak.
- “Taraftarların yüzünü güldürmek, bu maçtan da yüzünün akıyla çıkmak istiyordu.”
- El üstünde tutmak
- Önemsemek, çok değer vermek.
- “Bu yalıda ortanca evlat el üstünde tutulurdu, bir dediği iki edilmezdi.”
- Canı tez
- Bir şeyin çabuk olmasını istemek.
- “Canı tez ablam kapıyı defalarca çaldı, bir an önce kapıyı açmamı istiyordu.”
14. ders · Fabl analizi s. 66
- Zamanı avlamak
- Uygun zamanı bulmak.
- “Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor.”
- Çam devirmek
- Karşısındakine dokunacak söz söylemek.
- “Nerede nasıl konuşacağını bilmeyen bu çocuk; ne potlar kıracak, ne çamlar devirecek göreceksiniz.”
- Saman altından su yürütmek
- Belli etmeden iş çevirmek.
- “Kurduğu tuzaklardan kimsenin haberi yoktu, yine saman altından su yürütmeye devam ediyordu.”
- Mürekkep yalamak
- Çok okumuş, yazmış olmak.
- “Bu konuda ondan fazla mürekkep yalamış birini bulamazsınız.”
15. ders · Görsel analizi s. 70
- Haber uçurmak
- Gizlice haber vermek.
- “Düşman askerlerine yakalanmadan destek birliklerine haber uçurmuştu.”
- Yaygarayı basmak
- Bağırıp çağırmak.
- “Gün geçmiyor ki evdeki kadınlardan biri, önüne bir ıslak şeker parçası düştüğünü görüp yaygarayı basmasın!”
- Kabuğuna çekilmek
- Kimse ile görüşmemek.
- “Zararı olacağı durumlarda kabuğuna çekilirdi; kimseyle görüşmez, konuşmazdı.”
- Kol kanat germek
- Yardım etmek, korumak.
- “Babaları her zaman olduğu gibi yardıma gelmişti, oldum olası evlatlarına kol kanat gererdi.”
16. ders · Paragraf analizi s. 74
- Çalım satmak
- Kurulup büyüklük taslamak.
- “Herkesin başarabileceği sıradan işlerde bile arkadaşlarına çalım satıyordu.”
- Tarihe geçmek
- Unutulmayacak bir durum kazanmak.
- “Maratonu en hızlı bitiren yarışmacı olduğundan adı tarihe geçti.”
- Çekidüzen vermek
- Düzgün duruma getirmek, düzeltmek.
- “Öğretmenimiz sınıfa çekidüzen verdi, herkesin nasıl davranması gerektiğini açıkladı.”
- Rengi atmak
- Herhangi bir sebeple benzi sararmak.
- “Kararı duyan suçlunun rengi atmış, verilen hapis cezası gözünde daha da büyümüştü.”
17. ders · Mantık-muhakeme analizi s. 78
- Geçti Bor'un pazarı
- Artık iş işten geçti.
- “Yapay zekâ teknolojisinde bazı ülkeler çok ilerledi, bazı ülkeler için geçti Bor’un pazarı...”
- Suya düşmek
- Bir şeyin gerçekleşme olasılığı kalmamak.
- “Bunca zamandır çalışmalarına karşılık alamamıştı, ne yapsa istediği olmuyordu, hayalleri suya düşmüştü.”
- Çorbada tuzu bulunmak
- Emeği olmak, emeği geçmek.
- “Elindeki bir miktar parayı yardım derneğine teslim etti, benim de çorbada tuzum olsun, diyordu.”
- Laf kalabalığı
- Gereksiz ve ilgisiz konuşmak.
- “Herkes sorunun kimde olduğunu anlamıştı, muhtar konuyu laf kalabalığına getirip değiştirmek istiyordu.”
19. ders · Grafik-tablo analizi s. 90
- Dizgini ele almak
- Kontrol altında tutmak, yönlendirmek.
- “Başkanlığı kazandığı andan itibaren dizginleri eline almıştı, belediyede ondan habersiz kuş uçmazdı.”
- Dut yemiş bülbüle dönmek
- Neşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak.
- “Yaptığı gafın farkına biraz geç vardı, konuşmaktan vazgeçti, dut yemiş bülbüle dönmüştü.”
20. ders · Medya metinleri analizi s. 94
- Açmaza düşmek
- Güç duruma düşmek, zorda kalmak.
- “Bir açmaza düştüğünü anlayıp var gücüyle son hamlesini sesini yükselterek yaptı.”
- Akıntıya kürek çekmek
- Olmayacak iş için çabalamak.
- “Tüm şartlar aleyhineydi, akıntıya karşı kürek çektiğini çok geç anladı.”
- Balık istifi
- Çok sıkışık olarak bir yere dolmak.
- “Her durağa uğrayan şoför sayesinde insanlar balık istifi seyehat etmek zorunda kalıyordu.”
- Elekten geçirmek
- Doğruyu, yanlışı; iyiyi, kötüyü ayırmak.
- “Tüm çalışanlarını yıllardır tanıyordu, pek çok kez elekten geçmiş bu kişilere artık güvenebilmeliydi.”
21. ders · Şiir analizi s. 98
- Kalemine dolamak
- Bir konuyu sürekli olarak yazmak.
- “Hükümetin icraatlarını kalemine dolamıştı, her köşe yazısında mutlaka değinirdi.”
- Maval okumak
- Yalan söylemek, oyalamak.
- “‘Maval okumayı bırak! Hemen gerçekleri anlatmaya başla.’ diye bağırdı komiser.”
- Dirsek çürütmek
- Okumak için çok emek sarf etmek.
- “Okul hayatı boyunca dirsek çürütmüştü, tek amacı doktor olup hastalara şifa olmaktı.”
- Kukumav kuşu gibi
- Tek başına, kimsesiz.
- “Yaz için köye dönenler gittiğinde o da odasına çekilir, kukumav kuşu gibi hayat sürerdi.”
22. ders · Masal analizi s. 102
- İğnelemek
- İncitici şekilde konuşmak.
- “Sözü döndürüp dolaştırıp yine aynı konuya getiriyor, adamcağızı iğneliyordu.”
- İki arada bir derede
- Zor şartlar altında kalmak.
- “Babası ve annesinin isteklerini aynı anda yapamıyordu, yine iki arada bir derede kalmıştı.”
- İbret almak
- Ders almak.
- “Yaşadığımız bu felaket tüm halkımıza ibret olur umarım, tekrarını yaşamak istemeyiz.”
- Dümen çevirmek
- Hileli, aldatıcı iş yapmak.
- “Yine bir dümenler çeviriyordu, kimsenin görmemesi için mahalleye uğramıyordu.”
Kaynak: Okuma Anlama Beceri Uygulamaları 5. sınıf, Dilimizin Zenginlikleri (s. 46–102). Bir sınıfta tekrar eden ifade bir kez yazıldı.
Türkçe Atölyesi · turkceatolyesi.tr/deyimler-ve-atasozleri/5-sinif
Mini test: anlamdan ifadeyi bulun
Her soruda kitaptaki bir anlam çıkar; 5. sınıf listesinden doğru atasözünü ya da deyimi seçin. On soru, her denemede karışık.
Bu listeler hangi kitapta?
Kitapta 10–22. derslerdeki her analizin arka sayfasında 4 atasözü ve 4 deyim var; her analizde ayrıca 8 kavram. Liste dersin okuma ve anlama çalışmasıyla birlikte işleniyor.

